Bland–Altman analizi nasıl yorumlanır?

Biyoistatistik · Oğuzhan Çiçek · İstatistik Atölyesi · 26 Ağustos 2026

Kısa cevap

Bland–Altman analizinde önce iki yöntem arasındaki ortalama fark, ardından %95 uyum sınırları ve farkların ölçüm büyüklüğü boyunca gösterdiği örüntü incelenir. İki yöntemin değiştirilebilir olduğuna yalnızca korelasyona veya p değerine bakılarak karar verilmez; uyum sınırlarının alan bilgisiyle önceden tanımlanan kabul edilebilir fark içinde kalması gerekir.

Bland–Altman analizi, aynı nicel özelliği ölçen iki yöntem, cihaz veya değerlendirme yaklaşımının bireysel düzeyde ne kadar benzer sonuç verdiğini inceler. Analizin merkezinde “birlikte artıyorlar mı?” sorusu değil, “aynı kişide birbirine yeterince yakın değer üretiyorlar mı?” sorusu vardır. Bu nedenle yüksek Pearson veya Spearman korelasyonu, tek başına yöntemlerin birbirinin yerine kullanılabileceğini göstermez.

Bland–Altman grafiğinde eksenler neyi gösterir?

Standart grafikte her katılımcı veya örnek için iki değer hesaplanır:

  • Yatay eksen, iki yöntemin ortalamasını gösterir: (Yöntem A + Yöntem B) / 2.
  • Dikey eksen, iki yöntem arasındaki farkı gösterir: Yöntem A − Yöntem B.

Her nokta, aynı gözleme ait ortalama ve fark çiftidir. Böylece farkın ölçüm düzeyi büyüdükçe değişip değişmediği görülebilir. Örneğin düşük değerlerde küçük, yüksek değerlerde giderek büyüyen farklar oransal yanlılık olasılığını düşündürür.

1. Ortalama farkı yorumlayın

Grafiğin orta çizgisi genellikle farkların ortalamasıdır ve yanlılık (bias) olarak adlandırılır. Ortalama fark sıfıra yakınsa yöntemler arasında belirgin bir sabit sapma görülmeyebilir. Ancak “sıfıra yakın” ifadesi yalnızca sayısal değil, klinik veya teknik bağlama göre değerlendirilmelidir.

Örneğin ortalama fark 0,5 birim olabilir. Bu fark bir laboratuvar ölçümü için önemsiz, başka bir klinik ölçüm için ise karar değiştirici olabilir. Bu yüzden yanlılığı yalnızca “istatistiksel olarak anlamlı değil” diye yorumlamak yeterli değildir. Farkın büyüklüğü, ölçüm birimi ve kullanım amacı birlikte açıklanmalıdır.

2. Yüzde 95 uyum sınırlarını değerlendirin

Standart yaklaşımda uyum sınırları, farkların ortalamasının yaklaşık 1,96 standart sapma altı ve üstü olarak hesaplanır. Bu sınırlar, varsayımlar uygun olduğunda bireysel farkların büyük bölümünün hangi aralıkta bulunmasının beklendiğini gösterir.

Yorum şu üç soruyla yapılmalıdır:

  1. Alt ve üst uyum sınırları ne kadar geniş?
  2. Bu aralık uygulama açısından kabul edilebilir mi?
  3. Sınırların belirsizliğini gösteren güven aralıkları yeterince dar mı?

Dar görünen bir aralık her zaman iyi uyum anlamına gelmez; birimin klinik anlamı bilinmeden karar verilemez. Aynı şekilde geniş bir aralığın “kötü” sayılması için de araştırmacının önceden tanımladığı kabul edilebilir fark gerekir. İdeal olarak bu eşik, sonuçlar görülmeden önce protokolde veya yöntem bölümünde gerekçelendirilir.

3. Noktaların dağılımında örüntü arayın

Grafik yalnız üç yatay çizgiden ibaret değildir. Noktaların dağılımı ek bilgi verir:

  • Farkların ölçüm büyüdükçe artması veya azalması oransal yanlılığa işaret edebilir.
  • Huni biçimindeki dağılım, farkların varyansının ölçüm düzeyine bağlı olabileceğini düşündürür.
  • Belirgin uç noktalar veri girişi, ölçüm koşulu veya özel bir klinik alt grup açısından incelenmelidir.
  • Kümelenmeler, farklı cihaz, değerlendirici ya da hasta gruplarının ayrı davranabileceğini gösterebilir.

Oransal yapı varsa logaritmik dönüşüm, yüzde farkı veya regresyon temelli genişletilmiş yaklaşımlar değerlendirilebilir. Ancak dönüşüm kararı yalnızca grafiği “düzeltmek” için değil, ölçüm hatasının yapısına uygun olduğu için verilmelidir.

Tekrarlı ölçümlerde standart hesap yeterli mi?

Her katılımcıda her yöntem için yalnızca bir ölçüm varsa standart yaklaşım kullanılabilir. Aynı katılımcıdan birden fazla ölçüm alındığında gözlemler bağımsız değildir. Tüm tekrarları bağımsızmış gibi analize eklemek, standart sapmayı ve uyum sınırlarını hatalı tahmin edebilir.

Tekrarlı ölçüm tasarımında tekrarların eşleşme biçimi, gerçek değerin zaman içinde değişip değişmediği ve ölçümlerin aynı koşullarda alınıp alınmadığı açıklanmalıdır. Buna göre tekrarlı ölçümlere uyarlanmış Bland–Altman hesapları veya karma modeller gerekebilir.

Bland–Altman sonucu nasıl raporlanır?

Yöntem bölümünde iki ölçümün eşleştirilme biçimi, fark yönü, kullanılan dönüşüm ve kabul edilebilir klinik sınır açıklanmalıdır. Bulgularda en az şu bilgiler bulunmalıdır:

  • ortalama fark ve mümkünse %95 güven aralığı,
  • alt ve üst %95 uyum sınırı ile bunların güven aralıkları,
  • grafikte görülen oransal yanlılık veya değişen varyans,
  • uyum sınırlarının önceden tanımlanan kabul edilebilir farkla karşılaştırılması,
  • tekrarlı ölçüm varsa kullanılan genişletilmiş yöntem.

Örnek bir bulgu cümlesi şu mantıkla kurulabilir: “A yöntemi B yönteminden ortalama … birim daha yüksek ölçmüş; %95 uyum sınırları … ile … arasında bulunmuştur. Bu aralık, önceden belirlenen ±… birimlik kabul sınırının içinde/dışında kalmıştır.” Sayılar gerçek analiz sonucuna göre verilmeli, değiştirilebilirlik kararı yalnız grafiğin görünümüne dayandırılmamalıdır.

Sık yapılan yorum hataları

En yaygın hatalar; korelasyonu uyum kanıtı saymak, yalnız ortalama farkın p değerini raporlamak, uyum sınırlarının güven aralıklarını vermemek ve klinik kabul sınırını sonuç görüldükten sonra belirlemektir. Tekrarlı ölçümleri bağımsız kabul etmek ve farklı ölçüm birimlerini doğrudan karşılaştırmak da sonucu geçersizleştirebilir.

Çalışmanızda doğru veri yapısını kurmak için Bland–Altman analiz hizmetinin kapsamını inceleyebilir; güvenirlik katsayısı ile grafik yaklaşımı arasındaki fark için Bland–Altman mı ICC mi? rehberine geçebilirsiniz.

Kaynaklar

Çalışmanızın istatistiğini birlikte planlayalım

Ücretsiz ön görüşme için bizi arayın veya WhatsApp'tan yazın. Verilerinizi WhatsApp ya da e-posta ile iletebilirsiniz.